TERCÜMANIN ÇALIŞMA

ALANLARI

TERCÜMANIN ÇALIŞMA ALANLARI NELERDİR ?

Dünya’da birbirinden farklı birçok toplum, bu toplumlara bağlı kültürler ve diller vardır. Kendi toplumumuz dışında yabancı bir toplumla iletişim kurabilmemiz için bu toplumun lisanını biliyor olmamız, kesintisiz iletişim kurabilmek için ise bu lisana vakıf olmamız veya bu lisana vakıf kişilerden hizmet almamız gerekir. İşte bu noktada tercümanın çalışma alanları ortaya çıkmaktadır.

Bu hizmetin sınırı yoktur. Hukuk, ticaret, medya, edebiyat, tıp vs.vs. Günümüzde hemen her alanda bahsi geçen hizmete gereksinim duymamız olasıdır. İşte bizlere bu hizmeti sunan, iki farklı dil ve kültür arasında köprü görevi gören kişiler tercümanlardır. Bu kapsamda tercümanın çalışma alanlarından bahsedecek olursak oldukça geniş bir yelpaze ile karşılaşırız.

Tercümanlık yazılı ve sözlü olarak iki dala ayrılır. Yani bir tercüman hem yazılı, hem de sözlü olarak kaynak dilden hedef dile bu hizmeti sunabilir. Sadece hedef dile odaklanmayarak, kaynak dile ait gelişmeleri de takip etmek zorundadır.

Çeviri sektörü sözlü ve yazılı çeviriler olarak ayrıldığı için, tercümanların çalışma alanları da farklılıklar gösterebilir. Zira müşteri kitlesi sözlü ve yazılı çeviriye farklı alanlarda gereksinim duyabilir. Uluslararası toplantılarda, seminerlerde veya konferanslarda sözlü tercüme tercih edilir. Bu da alanında ardıl ve simültane olarak ayrılır. Bu ayrım ve meslek dalı oldukça geniş kapsamlı olduğundan başka bir yazı konusu yapmayı tercih ediyoruz.

Sözlü çeviri haricinde dosyaların, belgelerin, akla gelebilecek her türlü yazılı belgelerin çevirisi söz konusudur, bu da en yoğun talep olan çalışma alanını teşkil eder. Yazılı tercüme çok çeşitli olup; Hukuki, edebi, akademik, ticari, tıbbi vb. alanlarda gerekli olurken günümüzde Web sitelerinin başka dillere tercüme edilmesi de bir ek çalışma alanı oluşturur.

Tercümanlar yaptıkları hizmet gereği iki dil arasında bir köprü vazifesi görürler. Hele söz konusu tercüman anadili dışında birkaç dile hakimse; Yani her birini anadili seviyesinde okuyabiliyor, yazabiliyor ve konuşabiliyorsa; Bu çevirmen ülkemiz şartlarında bulunmaz bir cevher niteliğindedir. Üniversite düzeyinde eğitim almış, gerekli izin, belge ve diploma almayı başarmış, bu meslek ile ilgili sertifikalı programlara katılmış bir tercüman tam donanımlı sayılır. Bunların dışında mesleki eğitimi olmayan fakat birden fazla dil bilme özelliğiyle tercümanlık yapan insanlarda yok değildir. Yabancı bir ülkede doğmuş ve orada uzun yıllar yaşamış, her iki kültürü de benimsemiş ve tercümanlığını yapacağı konuda kendisini geliştirmiş birisi de tercüman olabilir. Konumuz olan tercümanın çalışma alanları ise;

Görüldüğü gibi tercümanların çalışma alanları oldukça geniştir. Sadece çeviri sektöründe değil yabancı ülkeler ile iş ilişkileri bulunan özel sektörde, devletin belirli kademlerinde, sağlık sektöründe, hukuki alanlarda, tercümanlık haricinde almış olduğu mesleki eğitime yabancı dili ile katkı sağlayabilecekleri akla gelebilecek her alan onlar için geçerli bir çalışma alanıdır. Turizm sektörü de yabana atılmayacak çalışma alanlarından birini teşkil eder.

Tüm bu çalışma alanlarında başarılı olmak isteyen bir tercümanın öz güven sahibi, dışa dönük, insanlarla ilişkilerinde sıcak, yeni şeyler öğrenmeye meraklı bir yapıda olması da temel unsurlardan biridir.