TERCÜME NASIL YAPILIR

Tercüme Nasıl Yapılır?

Tercüme, herhangi bir kaynak yazıyı hedef lisana tercüme etmektir. O lisanda ifade edilen fikirler, vurgular değiştirilmeden, ilave veya eksik tutulmadan hedef lisana çevrilir.

Fikirler ve vurgular değiştirilmeden derken kelimelerin ve cümlenin şeklen birebir tercüme edilmesi değil, ifade edilen anlama sadık kalınması ve bu doğrultuda hedef dile çevrilmesidir. Tercüme edilen yazı kaynak metne geri çevrildiğinde anlam kaybı yaşanmamalıdır.

Tercüme mesleği dışarıdan bakıldığında yabancı dil bilen herkesin yerine getirebileceği bir meslek olarak görülse de öyle değildir. Her iki dil çiftine de iyi bir hâkimiyet gerektirir. Sadece konuşma ve yazma değil dil bilgisi kuralları, imla kurallarına da vakıf olmak, de; ki; anlamlarını iyi bilmek demektir. Bu da her iki dil çiftinde de iyi bir okuyucu olmayı, kelime hazinesini geliştirmeyi gerekli kılar.

TERCÜME SEVİLMEDEN YAPILAMAZ…

Tercüme sevilmeden yapılacak işler listesinde sonuncu sırada gelir. Çevirmeyi, cümlelerin içine akmayı sevmiyorsanız, sırf elime para geçsin mantığıyla bu işi yapıyorsanız, ne bu işi doğru düzgün yapabilirsiniz, ne de müşteri memnuniyetini kazanabilirsiniz. Eğretilik her yönden kendisini gösterir, yoğun talep olan piyasada tutunma şansınızı yitirirsiniz.

Tercüme her yabancı dil bilenin yapabileceği bir iş olmamanın yanı sıra meslek alanlarına göre de kategorize olan bir hizmettir.  Günlük konuşma ile yazılı metinler farklı olduğu gibi mesleki birimlere göre de farklılık gösterir. Her meslek dalının kendine ait bir terminolojisi vardır. Ticari, Tıbbi, Teknik, Politik, Reklam, Haber, Hukuki ve daha nice mesleki terimler. Bu nedenle her tercümana her iş yönlendirilemez. Gelen çeviri metni içeriğine göre bu konuda deneyimli tercümanlar tercih edilir. Bu da belirli bir konuda uzmanlaşmak gerektirir.

 

Tercümeye başlamadan önce yapılacak ön çalışma da gayet önemlidir. Eğer başarılı bir tercüman olmak istiyorsanız sunduğumuz temel bilgiler doğrultusunda ADH olarak bütün alanlarda hizmet sunmaktan ziyade bir alana yoğunlaşmanızı öneririz. Çünkü her alanda çeviri demek her gelen çeviride uzunca bir ön araştırma zorunluluğu demektir ki; Bu da genelde kısıtlı zaman diliminde çevirinin teslimini isteyen müşterilerin olduğu bir piyasada çok olası bir seçenek değildir. O yüzden bir alana yoğunlaşarak gerekli kemik terminolojiyi edinmenizi ve sürekli o alanda çeviri yaparak ön araştırma süresini en aza indirmenizi tavsiye ederiz.

Çevirinin sonunda yapılmasına rağmen en az çeviri sürecinin kendisi kadar önemli olan kısım çeviri kontrolüdür. Yani “Proofreading” olarak adlandırdığımız kısımdır. Burada çeviri allanıp pullanarak, anlam kayması açısından düzeltmeler yapılarak ve telaffuz hataları giderilerek hazır hale getirilir. Çeviri kontrolü, çevirinin hemen ardından, kaynak ve hedef metin kontrol edilerek yapılmaz! Çeviriye son noktayı koyduktan sonra dosyanızı kapatıp dinlenmeye çekilmeniz gerekir. Dinlenmiş bir zihinle yapılacak bir kontrolde yaptığınız hataları görmek çok daha kolay olacaktır; İnanın tecrübeyle sabittir. Bizim tabirimizle “Çeviri azıcık soğutulmalı, ondan sonra tadına bakılmalıdır”.

ADH olarak uzun yıllara dayanan deneyimimiz, müşterilerimizin memnuniyeti, piyasada tercih edilen firmalar arasında yer almamız; Yukarıda yer alan ilkeler doğrultusunda hizmet sunduğumuzdan ve bu doğrultuda hizmet sunan çevirmenlerle çalışmayı tercih ettiğimizden kaynaklanmaktadır.